Skip to content Skip to footer

Kenan Ayvataş ile Röportaj

Kenan Ayvataş ile Röportaj

Kenan Ayvataş ile Röportaj: İzmir’den Türkiye’ye Programatik SEO’nun Geleceği

Pixenon Dijital Pazarlama Ajansı’nın kurucusu Kenan Ayvataş ile İzmir’de bir araya geldik. Programatik SEO‘nun Türkiye’deki gelişimini, sektörel uygulama örneklerini ve önümüzdeki dönemde markaların nelere dikkat etmesi gerektiğini konuştuk.

Kenan Ayvataş Kimdir?

Kenan Ayvataş, İzmir merkezli Pixenon Dijital Pazarlama Ajansı’nın kurucusudur. Dijital dünyadaki girişimlerinden önce; Samsung Elektronik, Nestle,  Koç Holding ve Yaşar Holding gibi Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kurumsal devlerinde 30 yıla yakın üst düzey satış, pazarlama ve yöneticilik deneyimi edinmiştir.
Kurumsal holding kültüründen gelen bu köklü tecrübesini dijital dönüşümle harmanlayan Ayvataş, özellikle Türkiye’de Programatik SEO (pSEO) alanının öncü uzmanlarından biri olarak tanınmaktadır. Kurucusu olduğu Pixenon bünyesinde, 100’den fazla farklı sektörde ve 150’ye yakın hizmet kaleminde işletmelere yapay zeka destekli dijital pazarlama, semantik veri mühendisliği ve dijital görünürlük çözümleri sunarak büyüme danışmanlığı vermektedir.

Röportaj: Programatik SEO’nun Bugünü ve Yarını

Pixenon’u kurma fikri nereden çıktı?

Dijital pazarlama dünyasında çalışırken fark ettiğim bir şey vardı: işletmelerin çoğu, sahip oldukları veriyi arama motorlarında bir avantaja çeviremiyordu. Bir ürün kataloğu, bir hizmet listesi, bir lokasyon ağı varsa, bu aslında potansiyel bir trafik kaynağıydı. Ama çoğu işletme bunu fark etmiyordu. Pixenon’u, bu farkı kapatmak için kurduk.

Programatik SEO’yu küçük ve orta ölçekli işletmelere nasıl anlatıyorsunuz?

Çok teknik bir kavram gibi dursa da aslında basit bir mantığı var. Diyelim ki bir kent mobilyaları üreticisiyle çalışıyoruz. Ürün kataloğunda bank, çöp kutusu, otopark bariyeri, bisiklet park yeri gibi onlarca ürün kategorisi var, her biri farklı malzeme, ölçü ve şehir projelerine uygun varyasyonlarla satılıyor.

Tek tek her kombinasyon için sayfa yazmak yerine, doğru kurgulanmış bir şablonla bu kombinasyonların her birini arama motorunda görünür hale getiriyoruz. Sonuç olarak “metal otopark bariyeri İzmir” gibi spesifik aramalarda da, “ahşap park bankı toptan” gibi daha genel aramalarda da görünürlük kazanıyorlar.

Hangi sektörlerde en somut sonuçları aldınız?

Birkaç örnek vereyim. Bir dijital baskı ve matbaa firmasıyla çalıştığımızda, ürün çeşitliliği çok genişti: kartvizit, broşür, branda, etiket, ambalaj baskısı gibi onlarca kategori, her biri farklı ebat ve malzeme seçenekleriyle. pSEO uyguladıktan sonraki altı ayda, organik trafiklerinde belirgin bir artış gördük; özellikle “A4 broşür baskı fiyatları” gibi niş aramalarda üst sıralara çıktılar.

Bir promosyon malzemesi tedarikçisiyle yaptığımız çalışmada da benzer bir yapı kurduk. Binlerce ürün, onlarca kategori ve marka kombinasyonu vardı. Şablon bazlı sayfa yapısıyla, ürün bazlı arama trafiklerinde gözle görülür bir büyüme sağladık.

Hizmet sektöründe de işe yarıyor mu, yoksa pSEO daha çok ürün kataloğu olan işletmelere mi özgü?

Çok güzel bir soru, çünkü insanlar genelde pSEO’yu sadece e-ticaret ile özdeşleştiriyor. Oysa hizmet sektöründe de güçlü bir potansiyel var. Bir sıhhi tesisatçısı düşünün: kombi bakımı, tesisat tamiri, su kaçağı tespiti, petek temizliği gibi hizmetleri var ve bunları onlarca farklı ilçe ve mahalle için sunabiliyor.

“Bornova kombi bakımı”, “Karşıyaka su kaçağı tespiti” gibi yüzlerce lokasyon-hizmet kombinasyonunu doğru kurgulanmış sayfalarla görünür hale getirdiğimizde, yerel aramalarda ciddi bir trafik artışı görüyoruz.

Bir PC tamircisi için de benzer bir yapı kurduk: marka bazlı arıza türleri (örneğin “Asus laptop ekran değişimi”, “Lenovo anakart tamiri”) ve ilçe bazlı hizmet sayfalarını birleştirerek, hem marka hem lokasyon odaklı aramaları yakaladık.

Spor ve eğitim gibi daha niş alanlarda da uyguladığınız oldu mu?

Evet, bir cimnastik okuluyla çalıştığımızda farklı bir yaklaşım benimsedik. Yaş grupları, branş türleri (artistik cimnastik, ritmik cimnastik, akrobatik branşlar) ve şehir içi farklı şube lokasyonlarını birleştiren bir sayfa yapısı kurduk. “5 yaş cimnastik kursu İzmir” gibi ebeveynlerin gerçekten arattığı, dönüşüm potansiyeli yüksek sorgularda görünürlük sağladık. Burada önemli olan, sadece sayfa sayısını artırmak değil, her sayfanın gerçek bir veliye hitap etmesiydi.

pSEO uygularken en sık yapılan hata nedir?

Şablonu kurup veriyi içine doldurmak ve işin bittiğini düşünmek. Oysa her sayfanın gerçekten bir kullanıcı sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Aksi halde Google bunu düşük kaliteli içerik olarak değerlendirebiliyor. Biz her projede, şablon tasarımı kadar veri kalitesine ve sayfa başına gerçek değer sunmaya da özen gösteriyoruz.

Yapay zeka destekli arama motorları (AI Overview, ChatGPT gibi) pSEO’yu nasıl etkiliyor?

Bu, önümüzdeki dönemin en kritik konularından biri. Yapay zeka destekli arama deneyimleri, net ve yapılandırılmış içerikleri tercih ediyor. Bu yüzden pSEO sayfalarının da artık sadece Google’ın klasik sıralama algoritmasına değil, yapay zekanın anlayabileceği netlikte bilgi sunmaya göre tasarlanması gerekiyor. Net tanımlar, tablo formatları, soru-cevap blokları artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi.

Programatik SEO’nun geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Veri odaklı işletme sayısı arttıkça pSEO’nun önemi de artacak. Ama gelecekte fark yaratacak olan, kim daha çok sayfa üretti değil, kim veriyi gerçek kullanıcı değerine en isabetli şekilde dönüştürdü olacak. Pixenon olarak biz de bu yaklaşımı önceliklendirmeye devam edeceğiz.

Kenan Ayvataş’ın da vurguladığı gibi, programatik SEO artık sadece e-ticaret devlerine özgü bir strateji değil. Kent mobilyaları üreticisinden sıhhi tesisatçısına, matbaa firmasından cimnastik okuluna kadar geniş bir veri setine sahip her işletme, doğru kurgulanmış bir pSEO stratejisiyle arama motorlarında ciddi bir görünürlük avantajı elde edebilir.

İzmir merkezli Pixenon Dijital Pazarlama Ajansı, bu stratejiyi sektöre özel kurgulayarak markaların dijitalde fark edilir olmasını sağlamaya devam ediyor.

Yorum bırakın